Eskişehir'in Köklü Tarihi: Dorylaion'dan Günümüze Uzanan Yolculuk
Görsel: Alexikoua / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Eskişehir, Frigya döneminden günümüze uzanan zengin geçmişi, stratejik konumu ve Kurtuluş Savaşı'ndaki kritik rolüyle Anadolu'nun en önemli yerleşim merkezlerinden biridir.
Antik Çağ'ın Kavşak Noktası: Dorylaion
Eskişehir, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, stratejik ve ticari açıdan her dönem önemini korumuş bir şehirdir. Antik ve Orta Çağ kaynaklarında Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismiyle anılan kent, Arap kaynaklarında ise Darauliya, Adruliya ve Drusilya gibi farklı isimlerle zikredilmiştir. Şehrin kurucusu olarak Eretrialı Doryleos kabul edilir. Antik dönemde önemli yolların kesişim noktasında yer alan Dorylaion, özellikle kaplıcaları sayesinde büyük bir üne kavuşmuş ve ticaretle zenginleşmiştir.
Bugün Eskişehir il merkezinin 3 km kuzeydoğusunda, Porsuk Çayı'nın kuzeyinde bulunan Şarhöyük ören yeri, antik Dorylaion şehri olarak tanımlanmıştır. Yaklaşık 17 metre yüksekliğinde ve 450 metre çapında olan bu höyük, Orta Anadolu'nun orta büyüklükteki yerleşimlerinden biridir. 1989 yılından itibaren Kültür Bakanlığı ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle, Prof. Dr. A. Muhibbe Darga başkanlığında başlatılan arkeolojik kazılar, bölgenin tarihine dair önemli veriler sunmaktadır. Bu kazılar, Osmanlı döneminden ilk Tunç Çağı'na kadar kesintisiz bir yerleşim düzeninin varlığını ortaya koymuştur. Bizans döneminde özellikle imparator Justinianos'un yazlık sarayının bulunduğu bilinen kent, Bizans'ın Selçuklulara karşı korunmasında savunma hattı olarak kritik bir rol üstlenmiştir.
Selçuklu ve Osmanlı Hakimiyetinde Eskişehir
1176 yılında Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan ile Bizans İmparatoru Manuel Komnenos arasında gerçekleşen savaşın ardından, şehir Selçuklu egemenliğine girmiştir. Bu olaydan sonra Dorylaion-Şarhöyük zamanla terk edilmiş ve harabenin güneyinde yeni bir yerleşim kurulmuştur. W. M. Ramsay'in aktardığı bilgilere göre, antik harabelere Eskişehir adı verilmiş ve bu isim günümüze kadar ulaşmıştır. Anadolu Selçukluları döneminde şehir, Sultanönü olarak da anılmıştır. Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya yerleşmeye başlayan Türk boyları için Eskişehir, önemli bir iskan noktası haline gelmiştir.
Osmanlı döneminde ise Eskişehir, devletin kuruluş sürecinde kilit bir konuma sahip olmuştur. 1289 yılında hakimiyet sahasına katılan şehir, Osmanlıların ilk dönemlerinde yakın ilgi görmüştür. Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Ankara Beyliği'ne bağlı kalan bölge, 1451 yılından sonra Kütahya Beylerbeyliği'ne bağlanarak idari yapısını değiştirmiştir. 1841 yılından sonra Hüdavendigar Eyaleti'ne bağlanan şehir, 1923 yılına kadar kaymakamlık statüsüyle yönetilmiştir. Bölgenin demografik yapısı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi'nden sonra gelen muhacirlerle büyük oranda değişmiş ve şehir nüfusu hızla artmıştır.
Kurtuluş Savaşı'nın Stratejik Merkezi
Eskişehir, coğrafi konumu ve verimli ovalarıyla Anadolu'nun batı-doğu ve kuzey-güney doğrultusundaki doğal yollarını birleştiren bir merkezdir. Bu stratejik avantaj, şehrin her dönemde askeri ve ticari faaliyetlerin odağında kalmasını sağlamıştır. 1890'lı yıllarda demiryolunun ulaşmasıyla ticari hayatı daha da canlanan şehir, 1892 yılında kurulan Cer Atölyesi ile demiryolu bakım ve onarımında merkez haline gelmiştir. 20. yüzyılın başında bağımsız bir mutasarrıflık olan Eskişehir, Mondros Mütarekesi'nin ardından İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir. 1919 yılı Ocak ayı sonlarında istasyon çevresinde karargah kuran İngiliz birlikleri, 20 Mart 1920'de Kuvâ-yi Milliye'nin baskısıyla bölgeden ayrılmıştır.
Kurtuluş Savaşı boyunca Eskişehir, çok sayıda önemli meydan muharebesine sahne olmuştur. I. İnönü Muharebesi'nin gerçekleştiği topraklar olan Eskişehir, 20 Temmuz 1921'de Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir. Büyük Taarruz ile 2 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtarılan şehir, savaşın ardından harap bir halde bulunuyordu. Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ocak 1923'te yaptığı konuşmada Eskişehir halkının Milli Mücadele yıllarındaki vatanseverliğine ve cesaretine vurgu yapmıştır. Cumhuriyet döneminde hızla toparlanan Eskişehir, bugün eğitim, askeri tesisler, sanayi ve kültürel etkinliklerle Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişimini sürdürmektedir.
Kaynak: eskisehir.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Alexikoua, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı